Share
  • Share this post on Delicious
  • StumbleUpon this post
  • Share this post on Digg
  • Tweet about this post
  • Share this post on Mixx
  • Share this post on Technorati
  • Share this post on Facebook
  • Share this post on NewsVine
  • Share this post on Reddit
  • Share this post on Google
  • Share this post on LinkedIn

Suyun hacmi, donunca neden küçülmüyor?

Günümüzde ilim o kadar geliÅŸmiÅŸtir ki, atomun, çekirdeÄŸinin, çevremizdeki her ÅŸeyin, dünyamızın hatta gökyüzündeki yıldızların hareketlerinin  ÅŸimdiye kadar keÅŸfedilen ve bilinen fizik kuralları ile izahı mümkündür. BildiÄŸimiz her ÅŸey fizik kurallarına uyar. Bir ÅŸey hariç. YaÅŸamımızın ayrılmaz bir parçası olan .  Fizik kurallarına göre bir madde ısıtıldığında geniÅŸler, genleÅŸir. SoÄŸutulduÄŸunda da büzüÅŸür, yani hacmi azalır. Ancak bu kurala uymaz, aksine sıfır derecenin

altına soÄŸutulduÄŸunda donar ve olarak hacmi azalacağına artar. Saf su buza dönüÅŸürken, hacminin yüzde 9′u oranında geniÅŸler. Buzda su molekülleri olaÄŸanüstü gevÅŸek bir oluÅŸum içinde yer alırlar. , arada deliklerin kaldığı bir yapıya sahiptir.  BilindiÄŸi gibi, bilimsel formülü ‘H2O’ olan  su, iki hidrojen ve bir oksijen atomundan oluÅŸmuÅŸtur. Bu iki hidrojen atomu, oksijen atomu ile birleÅŸtiklerinde, kendi aralarında 105 derecelik bir açı meydana getirirler. Yapı olarak iki hidrojen atomunu birleÅŸtiren baÅŸka elementler de vardır ve onlar fizik kurallarına uyarlar. ÖrneÄŸin aynı yapıdaki ‘H2S’ eksi 83 derecede donar ve eksi 60 derecede gaz haline geçer. Ancak su hidrojen atomlarının dipol baÄŸlantıları nedeni ile sıfır derecede donar, artı 100 derecede gaz haline geçer, donarken de hacmi küçüleceÄŸine büyür.  İşte bu fizik yasalarına aykırı özellik dünyamızdaki yaÅŸamı saÄŸlar. EÄŸer sudan daha yoÄŸun, yani daha ağır olsaydı, suyun içinde dibe batardı. SoÄŸuk bölgelerde denizlerde, göllerde ve nehirlerdeki dibe batan buzlar, güneÅŸ  ışığı alamayacaklarından eriyemeyeceklerdi. Böylece yıllar süren birikimlerle her tarafı buzlar kaplayacak ve buzullar devri baÅŸlayabilecekti.  Ancak , yoÄŸunluÄŸunun azlığı nedeni ile suyun üzerinde kalır. Bu durumda buzlar altlarındaki suların donmalarına engel oldukları için dünyamızdaki ani ısı deÄŸiÅŸikliklerini de önlerler, gece ve gündüz arasındaki ısı farklarını azaltırlar ve yaz günlerindeki güneÅŸ ışığı ile kolayca erirler.  EÄŸer sudan daha ağır olmuÅŸ olsaydı, gezegenimizdeki tüm su rezervleri donmuÅŸ olurdu. Belki de baÅŸlangıçtaki buzul devrinde öyleydi de, tabiat ana kendi koyduÄŸu kurallara aykırı olarak, hidrojen atomlarının arasındaki açıya

biraz dokundu, buzun suyun üstünde kalmasını saÄŸladı ve dünyamızı bizim için yaÅŸanır hale getirdi.


Benzer Yazılar:

1 Nisan şakası nasıl başlamıştır?
Kumaşlar yıkandıktan sonra neden çeker?
Ateş ölçerken termometre neden dilin altına konulur?

Etiketler: , ,

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>