Herkes onu taklit etmeye çalışıyor ama kimse onun gibi olamıyor. Ben yine de bir deneyeyim
diyorsanız sizin için birkaç ipucu veriyor ve iyi şanslar diliyoruz:
.Çok paralar verdiğiniz couture bir parçayla vintage bir çanta ya da ayakkabıyı birlikte kullanın
.Asla giyinmek için saatler harcamış gibi gözükmeyin
.Kısa botlar, yelekler, skinny jeanler gardrobunuzun temel parçaları olsun
.Ve kimseyi taklit etmeye çalışmayın, modayı siz yaratın, bırakın onlar sizi taklit etsin.
-Armani markasının yaratıcısı olan Giorgio Armani 11 Temmuz 1934′de İtalya’nın Pronenza adlı
bir kasabasında doğdu.
-18 yaşındayke Milano Üniversitesi’nde tıp eğitimine başladı,3 yıl tıp okuduktan sonra askere
gitmesi gerekti ve bu hayatının seyrini tamamen değiştirdi.
-Askerden sonra hayatına bu şekilde devam etmeyeceğine karar veren Armani aldığı bir teklif sonucu
Milano’da La Rinoscente’de vitrin tasarımcısı olarak çalışmaya başladı.
-Daha sonra da Nino Cerutti’nin baş tasarımcısı olarak 8 yıl çalıştı.
-1975 yılında yakın arkadaşı Sergio Galeotti ile Sergio Armani SGA markasını yarattı.
-Armani her zaman başkalarının yaptıklarının tam tersini yapmaya ve kıyafetlerinde
şıklığı ve rahatlığı bir arada sağlamaya çalıştı.Moda felsefesini’Devrim değil …
Yeğenim Sosyolog Mert Tokur’un geri dönüşüm hakkında kaleme aldığı yazısını sizlerle paylaşmak istedim. Bu yazı aynı zmanda Radikal Gazetesi’nde de yayınlanmıştır.
Geri Dönüşümün Görünmeyen Yüzü çalışma grubunun bugüne kadar yaptığı araştırmalar, sokak toplayıcılarının iş ve yaşam koşullarını anlamaya yönelik bir çaba olarak okunmalı. Ülkemizdeki sokak toplayıcılığı sorununu ekonomik ve sosyal boyutlarıyla irdelemeyi amaçlayan çalışma grubu, 2005 başından bu yana çalışıyor. Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi, Boğaziçi Üniversitesi ve Ege Üniversitesi sosyoloji bölümlerinden araştırmacılarla dışarıdan katılımcıların yürüttüğü çalışma kapsamında, bugüne kadar İzmit ve İstanbul başta olmak üzere Denizli, Diyarbakır, Ankara ve Eskişehir’de …
Ak saçlı bir ninenin ağzından:
Yavrularım , siz bilmezsiniz, bir zamanlar “ köyümüze düşman geliyor! “ dediler. Biz pılıyı pırtıyı toplayıp göçebeler gibi yola düştük. Sinan paşa ovasında bir köye yerleştik.
Günler geçti. Bir gün düşman ansızın köye geldi. Artık gidecek başka bir yer olmadığından, düşman içinde kalmıştık. Bir sabah uyandığımız zaman uzaklardan top sesi geliyordu. “kurtulduk, kurtulduk!” diye sevince düştük. Tam bu sırada köyün öte başında dumanlarla beraber göklere alevler yükseldi. Köy yanıyordu. Her taraftan bağrışmalar geliyordu. Kimimiz yarı çıplak, kimimiz yarı yanmış, bir halde köyün koruluğunda yerleştik. Artık düşman da …
| Pts | Sal | Çar | Per | Cum | Cts | Paz |
|---|---|---|---|---|---|---|
| « Ara | ||||||
| 1 | 2 | 3 | 4 | |||
| 5 | 6 | 7 | 8 | 9 | 10 | 11 |
| 12 | 13 | 14 | 15 | 16 | 17 | 18 |
| 19 | 20 | 21 | 22 | 23 | 24 | 25 |
| 26 | 27 | 28 | 29 | 30 | 31 | |