Share
  • Share this post on Delicious
  • StumbleUpon this post
  • Share this post on Digg
  • Tweet about this post
  • Share this post on Mixx
  • Share this post on Technorati
  • Share this post on Facebook
  • Share this post on NewsVine
  • Share this post on Reddit
  • Share this post on Google
  • Share this post on LinkedIn

Kız Kulesi efsaneleri

Birbirinden farklı onlarca öyküye sahip olan bu efsanevi kule, aslında görünmez ve küçük bir adacık olan kayalığın üzerinde yükselir. Kuleye "Kızkulesi" adını Türkler vermiÅŸlerdir. Daha önce Damalis, Leandros gibi isimlerle anılan bu yapı, birçok efsaneye konu oldu. Bir rivayete göre, bir falcının baktığı falda, kızının yılan tarafından sokulacağını öÄŸrenen imparator, onu ölümden kurtarmak için bu adaya saklar. Ancak, gönderilen bir incir sepetinden çıkan yılan, yine de zavallı kızı sokarak öldürür. Kızkulesi  ile  ilgili bir  baÅŸka  , Hero  ve  Leandros  adlı  iki aşığın  acıklı  öyküsünü  dile getirir.  Efsaneye  göre  Hero,  Afrodit  Tapınağı’na  baÄŸlı  bir  rahibeydi  ve aÅŸk  ona  yasaktı. Kızkulesi’nde yaÅŸayan Hero’ya aşık olan Leandros, yüzerek her gece yüzerek adaya gelir, ona aÅŸkını fısıldamış. Gece  karanlığında  güzel  rahibenin  yaktığı  ateÅŸ Leandros’a  yol  gösterilmiÅŸ. Ancak, fırtınalı  bir  gecede  rüzgâr  meÅŸaleyi  söndürmüÅŸ  ve  Leandros  yolunu  yitirerek karanlık  sularda  boÄŸulmuÅŸ.  Bunu öÄŸrenen  Hero  da  kendisini  BoÄŸaziçi’nin  soÄŸuk  sularına atıvermiÅŸ… Bu  efsanevi  kule  ile  ilgili  Osmanlı’nın  da  bir  öyküsü  var  elbette.  Bir  baÅŸka  kahramanı  olan  Battal  Gazi  kuleyi  basmış;  tekfurun kızını  ve  hazinelerini  alarak  Üsküdar kıyısındaki atma atlayıp hızla oradan kaçmış. Eskilerin dediÄŸi "Atı alan Üsküdar’ı geçti" sözü buradan türemiÅŸtir…

 Bunu biliyor muydunuz?

 Bu kule, Bizans döneminde gözlem eviydi ve gelen geçen ticaret gemilerinin kontrolü burada gerçekleÅŸtirilirdi.  İstanbul’dan,  Sarayburnu  önlerinden  bu  adaya  da bir  zincir  çekiliydi, tıpkı Halic’e  gerildiÄŸi  gibi!  Türkler    İstanbul’u  aldıktan  sonra,  eski  kule yıktırılıp  yerine  yenisi, ahÅŸap olarak yapılmış.  1719′da bu  kule  yanınca, bina  tekrardan  ve  taÅŸtan  inÅŸa  edilmiÅŸ.  18. yüzyıl  sadrazamlarından HekimoÄŸlu Ali PaÅŸa, 1755 yılında Sultan  III. Osman  tarafından bu kuleye hapsedilmiÅŸ.  I.  Mahmut’un  saray kızlaraÄŸası  BeÅŸir’in  de  boynu, Kızkulesi’nin. dalgaların  dövdüÄŸü  kayalıklarında  vurulmuÅŸ.  1839  Tanzimat  Fermanının  ilanından  sonraki yıllarda bir  süre karantina iÅŸlevi gören Kızkulesi,  yakın  zamanlara kadar deniz  feneri görevi yaparken, günümüzde özellikle  turistlere hizmet veren bir İstanbul güzelliÄŸi olarak hizmetini sürdürüyor.

 

Benzer Yazılar:

İstanbulun kuruluş efsanesi
Ayasofya efsaneleri
Fatih Sultan Mehmet Camii efsanesi

Etiketler: , , ,

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>