Share
  • Share this post on Delicious
  • StumbleUpon this post
  • Share this post on Digg
  • Tweet about this post
  • Share this post on Mixx
  • Share this post on Technorati
  • Share this post on Facebook
  • Share this post on NewsVine
  • Share this post on Reddit
  • Share this post on Google
  • Share this post on LinkedIn

İnsaların derisi olmasıydı, neye benzerdik?

bedeni bütünüyle sarar. Ağız, burun, anüs gibi doÄŸal deliklerde mukoza adı verilen, yapısı deriye benzeyen ama daha ince bir tabaka ile birleÅŸir. Dudaklarımızın renginin yüzümüzden farklı, biraz daha kırmızımsı olmasının da nedeni budur. Dudaklarımız yüzümüzdeki derimizin bir parçası deÄŸil sindirim ve solunum sistemimizin bir parçası olan aÄŸzımızın dışa dönük devamıdır.  Vücudun hayati organlarını sayın deseler, derimiz pek akla gelmez. Halbuki derimiz vücudumuzun en hayati organlarının başında gelir. Derinin önemi o kadar büyüktür ki, yanma sonucunda üçte birinin yok olması hatta üçte birinin yaÄŸlıboya ile sıvanarak üzerindeki deliklerin kapatılması hayati sorun doÄŸurabilir. Ayrıca derimiz vücudumuzun en büyük organıdır. YetiÅŸkin bir insanın derisi 4-5 kilogram ağırlığındadır ve yaklaşık 7 metrekare alan kaplar.  Derimiz diÄŸer tüm organlarımızdan daha hızlı büyür ve hayatı boyunca sürekli kendini yeniler. Devamlı kendini yenileyen bu organın, yaÅŸlandıkça kırışmasının nedeni kendisi deÄŸil, altındaki kasların etkinliklerini yitirmeleridir.  Derimiz o kadar mükemmel bir organdır ki, kesildiÄŸi ya da yaralandığı zaman çevresindeki saÄŸlam dokunun hücreleri hızla çoÄŸalarak bu yarayı ya da kesiÄŸi kapatır. Kesilen yerin iki kenarı dikiÅŸle birbirlerine yaklaÅŸtırılırsa, onarılması

gereken açıklık daralacağından iyileÅŸme daha da çabuk olur. Bazen bu açıklık ne kadar kapatılırsa kapatılsın aradaki doku yeterince kendini onaramadığı için derimizde kalan bu yara izini ömrümüz boyunca taşırız.  Derimizin kalınlığı l-4 milimetre arasında deÄŸiÅŸir. En kalın derimiz avuçiçlerinde ve topuklarımızın altındakilerdir. Elleriyle çalışan kimselerin ellerinde veya

uygun ayakkabı giymeyenlerin ayaklarında nasırlar meydana gelir. Bunlar derinin fazla sertleÅŸmiÅŸ biçiminden baÅŸka bir  ÅŸey deÄŸillerdir. Göz kapakları üzerindeki deri ise vücudun en ince deriÅŸidir.  EÄŸer vücudumuz deri ile kaplanmış olmasaydı yaÅŸamımız düÅŸünülemezdi. Derimiz bizi yalnız sıcaÄŸa, soÄŸuÄŸa karşı deÄŸil, aynı zamanda çarpmalara, sürtünmelere,  ıslaklığa, rüzgara, güneÅŸ  ışınlarına, zararlı bakterilere ve dışarıdan gelecek tehlikelere karşı da korur. Derimizin bütünü üzerinde soÄŸuk ve sıcaklığı duymamıza yardım eden dokunma cisimciklerinin sayısı 600,000′den fazladır.  Derimiz terleme yolu ile solunum yapar, toksinleri atar, vücudun  ısı dengesini korur. Bir santimetrekarelik bir deri yüzeyinde binlerce ter deliÄŸi bulunur. Her gün buharlaÅŸarak derimizden çıkan ter ortalama l litre kadardır. Öteki organlarımızın aksine derimiz kısa zamanda aşınır. Yüzeydeki hücreler bir kaç hafta içinde ölür ve dökülürler ama aşınan derinin yerine sürekli yenisi gelir.

Hiç başımızdaki kepeklerin nereden geldiklerini düÅŸündünüz mü? Kepekler aslında derimizin küçük pulcuklar halinde ufalanıp düÅŸmesinden baÅŸka bir  ÅŸey deÄŸillerdir.


Benzer Yazılar:

İskambil kağıtlarındaki şekiller ne anlama gelir?
Mezara neden çiçek konulur?
Antifiriz suyun donmasını nasıl önler?

Etiketler: , ,

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>