Share
  • Share this post on Delicious
  • StumbleUpon this post
  • Share this post on Digg
  • Tweet about this post
  • Share this post on Mixx
  • Share this post on Technorati
  • Share this post on Facebook
  • Share this post on NewsVine
  • Share this post on Reddit
  • Share this post on Google
  • Share this post on LinkedIn

Gözyaşı nedir, niçin gözyaşı akıtırız?

İnsan bir yakınını kaybedince, baÅŸarısından dolayı bir ödül kazandığında, duygusal bir film seyrederken, yıllardır üzerine titrediÄŸi çocuÄŸunu evlendirirken veya çok haklı olduÄŸuna inandığı bir konuda haksızlığa uÄŸradığında gözyaÅŸlarını tutamaz.  Nedenleri çok deÄŸiÅŸik de olsa tüm bu olaylar karşısında gözlerden akan damlalar ruhsal bir boÅŸalma saÄŸlar.  İnsan aÄŸladıkça açılır, ferahlar gibi görünür. Ancak gözyaşının arkasında yatan psikolojik ve biyolojik mekanizma hala tam anlaşılmış deÄŸildir.  AÄŸlama  ÅŸekli insandan insana deÄŸiÅŸtiÄŸi gibi gözyaşı dökmenin de deÄŸiÅŸik biçimleri vardır. Aslında gözlerimize sürekli gözyaşı salgılanır. Bunlar göz kırpmamız sayesinde gözlerimizi korur ve devamlı nemli kalmalarını saÄŸlarlar.  Bundan baÅŸka soÄŸan doÄŸrarken veya mangal yakarken dumanın gözümüze kaçması sonucu olarak döktüÄŸümüz yakıcı gözyaÅŸları vardır. Son olarak da asıl konumuz olan, üzüntü, aşırı sevinç veya benzeri gerginliklerimize tepki olarak döktüÄŸümüz ruhsal gözyaÅŸları vardır.  Ruhsal aÄŸlama konusunu ilk inceleyen Darwin oldu. Tabii her ÅŸeyde olduÄŸu gibi bunu da evrim teorisine baÄŸladı. Ona göre ruhsal tepki ve aÄŸlama bir davranış
ÅŸeklinin tümü idi. Evrim sürecinde bu tepki içinde anlamsız bir iÅŸlevi olan gözyaşı öne çıktı. Bu teoriye karşı çıkanlar gerekçe olarak yine Darwin’in doÄŸal seçme ve ayıklama teorisini ileri sürdüler. Buna göre evrim içinde insan için faydalı fonksiyonlar öne çıkmakta, diÄŸerleri körelmekte ve gözyaşı anlamsız bir fonksiyon ise evrim süreci içersinde yok olması gerekirdi. 
Yirminci yüzyılın ortalarında ortaya atılan bir diÄŸer teoriye göre ise hıçkırarak aÄŸlayınca dökülen gözyaÅŸlarının hastalıklara karşı korunmamıza yardım eden yaÅŸamsal bir deÄŸeri vardır. Gözyaşı dökmeden hıçkırarak aÄŸlarken nefes kesiliyor, burun ve boÄŸazdaki koruyucu zarlar kuruyor ve bakterilerin istilasına uygun bir ortam haline geliyorlar. Oysa aÄŸlarken burun pasajına akan gözyaÅŸları bu kurumaya mani oluyor.  Tabii bu teoriyi ileri sürenler herkesin hıçkırarak aÄŸladığını varsayıyorlardı.
Halbuki insanların çoÄŸu hıçkırmadan sessiz sessiz aÄŸlarlar. Bu teoriye göre spor yaparken burun ve boÄŸazları kuruyan sporcuların da gözyaşı dökmeleri gerekmekteydi.  Pek akla yakın gelmeyen bu iki teoriden sonra  bir hipotez daha ileri sürüldü. Buna göre de ruhsal sıkıntılar sırasında vücutta bir takım kimyasal maddeler oluÅŸuyor, bunlar tıpkı ter, idrar, dışkı sayesinde toksik maddelerin vücuttan atılışına benzer ÅŸekilde gözyaşı ile vücuttan uzaklaÅŸtırılıyorlardı.  Bu teori doÄŸru ise ruhsal gözyaÅŸları ile soÄŸan doÄŸrarken akan gözyaÅŸlarının kimyasal yapılarının farklı olmaları gerekiyordu. Yapılan deneyler sonucu görüldü ki, ruhsal gözyaÅŸları, soÄŸan (yakıcı) gözyaÅŸlarından daha fazla protein içermektedirler. Fakat henüz bu farkın nedenini açıklayacak bir kanıt bulunabilmiÅŸ deÄŸildir. Sevinç ve üzüntü gözyaÅŸlarının da aralarında kimyasal bir
fark olup olmadığı halen araÅŸtırılmaktadır. Dünyadaki yaratıklardan sadece insan ruhsal nedenlerle aÄŸlar.  İnsanı farklı
kılan bu durum da  ÅŸüphesiz yaÅŸam tarihindeki evriminin bir sonucudur. DoÄŸrudan gözünü rahatsız edecek bir  ÅŸey olmazsa yeni doÄŸmuÅŸ bir bebek doÄŸumundan bir kaç hatta sonraya kadar gözyaşı dökmezsizin aÄŸlar.

Benzer Yazılar:

Saatin akrep ve yelkovanı neden sağa döner?
Dünyanın merkezine seyahat nasıl olurdu?
Müzik notaları nasıl bulunmuştur?

Etiketler: , , , , , , , , , , , ,

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>