Share
  • Share this post on Delicious
  • StumbleUpon this post
  • Share this post on Digg
  • Tweet about this post
  • Share this post on Mixx
  • Share this post on Technorati
  • Share this post on Facebook
  • Share this post on NewsVine
  • Share this post on Reddit
  • Share this post on Google
  • Share this post on LinkedIn

Gizemli elin sırrı neydi?

İstanbul âşıklarından, ’un kitabında yer alan baÅŸka bir  İstanbul efsanesi’ni daha paylaÅŸmak istiyorum.  Efsaneye  göre, At Meydanı’nda  bulunan DikilitaÅŸ’ın  dibinde  bakırdan tılsımlı bir el varmış.  Hangi tüccar İstanbul’a bir mal getirecek olsa  doÄŸru  DikilitaÅŸ’a  gidip,  mala  biçtiÄŸi  deÄŸerin tutarını  elin  içine  koyarmış. Bu bakır  el,  getirilen malın  gerçek deÄŸerini,  avucunu  kapatarak gösterirmiÅŸ. Bir  gün, Anadolu’dan  gelen bir  tüccar,  satmak üzerinde  yanında  getirdiÄŸi  bir  atla DikilitaÅŸ’a gelmiÅŸ ve atın bedelini söylemiÅŸ.  "On bin akçe"… Sonrasında da bakır ele parayı saymaya baÅŸlamış. Ancak, konulan para kırk akçeyi bulduÄŸunda el kapanmış. At tüccarı çok sinirlenmiÅŸ bu duruma. "Kırk  akçe ne demek? Ben bunu on bin  akçeye bile  vermem. Ben bu  eli  ÅŸöyle  yapar böyle ederim"  diyerek  önce  sövüp  saymış,  sonra  da hırsını  alamayıp  bir  vuruÅŸta  eli kırmış. Çevredeki kollukçular hemen adamı yakalayıp anında boynunu vurmuÅŸlar. İki gün geçmeden de at ölmüÅŸ, derisi de kırk akçeye satılmış.

 Bunu biliyor muydunuz?

 Bu efsanede  sözü geçen  "At Meydanı"nın neresi olduÄŸunu merak ettiyseniz hemen söyleyelim.  İstanbul’un birinci tepesinin  çekirdeÄŸi  olarak  kabul  edilen  ,  Roma  çağından  kalan  bir  isimdir  ve Türkler, İstanbul’u aldıktan sonra burasının adını TürkçeleÅŸtirdiler: "At Meydanı"… ,  sadece  yarışmaların  yapıldığı  bir  yer  deÄŸildi,  özellikle  Bizans’ın  parlak dönemlerinde, imparatorluk içindeki siyasi çekiÅŸmelerin de yaÅŸandığı bir merkezdi. Ayasofya yönündeki  düz  kenardan  baÅŸlayan  araba  yarışları,  ÅŸimdi  Marmara  Üniversitesi  Rektörlük Binasının  bulunduÄŸu  yuvarlak  uçtan kıvrılıp  yine  baÅŸladığı  yere  döner  ve  orada  biterdi. Genellikle,  bu  araba  yarışlarında    arenası  yedi"  kez  dönülürdü.  Çünkü  7  rakamı, Roma’da olduÄŸu gibi Bizans’ta da kutsal ve uÄŸurluydu.

 

Benzer Yazılar:

Fatih Sultan Mehmet efsaneleri
Azize Eufemia Efsanesi
Sümbül Efendi Efsanesi

Etiketler: , , ,

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>