Share
  • Share this post on Delicious
  • StumbleUpon this post
  • Share this post on Digg
  • Tweet about this post
  • Share this post on Mixx
  • Share this post on Technorati
  • Share this post on Facebook
  • Share this post on NewsVine
  • Share this post on Reddit
  • Share this post on Google
  • Share this post on LinkedIn

Elektrik insanı nasıl çarpar?

 

İnsanların elektriÄŸe çarpılmaları onun için bir iletken haline gelmeleriyle oluyor. Sıvılar iyi iletkendirler, yani elektriÄŸi iyi iletirler. Vücudumuzun içi sıvı dolu bir kap olduÄŸunu düÅŸünürsek, bütün koruma görevi derimizekalıyor. O da vücudumuzun her tarafında aynı kalınlıkta deÄŸil. Islanınca o da iletkenleÅŸiyor, özellikle üzerinde bir yara veya kesik varsa direnci tamamen yok oluyor.  Evlerimizde 220 volt ve 50 Herz akım daima vardır. Ve bir elektrik akımının insana en tehlikeli frekans aralığı 50 – 60 Hz.dir. Elektrik akımını evimizdeki su tesisatı gibi düÅŸünebiliriz. Suyun basıncı neyse ‘Volt’ta odur. ‘Amper’ de suyun miktarının karşılığıdır. ElektriÄŸe çarpılmada süre de önemlidir. Süre uzarsa deride yaralar oluÅŸur ve elektrik bu yaralardan daha çabuk  geçebilir. Derimizden geçen elektrik akımı çabucak sinir sistemimizi etkiler. Beyindeki nefes alma merkezini felç eder, kalbin ritmini bozar ve durmasına neden olur. Elektrik çarpmasının sonucu genellikle kalp durması olduÄŸu için ilk yardım da buna göre yapılmalıdır. ElektriÄŸe nereden çarpıldığımız da göz önüne alınmalıdır. ElektriÄŸin elden ele veya elden ayaÄŸa geçmesi aradaki hayati organlarımıza zarar verebilir. ElektriÄŸe çarpılınca  ÅŸoka girmemizin sebebi kendi elektriÄŸimizdir. Sinir sistemimizin ürettiÄŸi elektrik ile dışardan çarpıldığımız elektrik karşılaşıp iç içe girince vücudumuzda kasılmalar ve titremeler yaratıyor.  Elektrik çarpmasında voltajın deÄŸil de akımın  ÅŸiddetinin yani amperin önemli olduÄŸu ileri sürülüyor. Bu konuda elektrik mühendisleri ile fizikçiler arasında bir görüÅŸ ayrılığı var. Zaten elektriÄŸin kendisinin de tam bir tanımı yapılmış veya tek bir tanım üzerinde uzlaÅŸma saÄŸlanmış deÄŸil. ElektriÄŸin öldürücü gücünün voltaj deÄŸil de akım miktarı olduÄŸunu iddia edenlere göre akım doÄŸrudan kalbi etkiliyor. Bu fikre göre 1 ila 5 miliamper akımın vücutta hissedilme seviyesi; 10 miliamperde acı baÅŸlıyor; 100 miliampere gelince sinirler reaksiyon gösteriyor ve 100-300 miliamperde vücud ÅŸoka giriyor. Tabii bütün bu deÄŸerlendirmeler tam bir bilimsel sınıflandırma deÄŸil. Yani tuzlu bir suyun içindeyseniz, cereyan tüm vücudunuza birden deÄŸeceÄŸinden mili deÄŸil mikroamper seviyesinde bile bir akımdan zarar görebilirsiniz. ElektriÄŸe çarpılanlar eÄŸer ölmezlerse, genellikle hayatlarının geri kalan kısmını
bu olayın izi kalmadan, problemsiz olarak yaÅŸayabiliyorlar. Ama az miktarda da olsa sinir sistemi üzerinde hasar bırakabiliyor. Elektrikten çarpılıp  ÅŸoka girenlere de, kalp ritmini düzenlemek için yine elektroÅŸok uygulanıyor.

Benzer Yazılar:

Genelde üniformalar neden haki renktedir?
Neden gıdıklanırız?
Yiyecekler tuzlanarak nasıl bozulmadan saklanabiliyor?

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>