Home » Genel Kültür

Bal petekleri neden altın rengindedir?

16 Aralık 2008 186 kez okundu Yorum yapılmamış

lar doğanın gerçekten usta mimarlarıdırlar. Kesiti düzgün altıgenler oluşturan prizma şeklindeki gözlerinin dipleri bir piramit oluşturarak sona ererler. Kovanlardaki şekliyle dik duran her petekte, gözleri yatayla sabit bir açı yapacak şekilde inşa edilirler.  Her bir gözün derinliği 3 santimetre, duvar kalınlığı ise milimetrenin yüzde beşi kadardır. Bu kadar ince duvar kalınlığına rağmen altıgen yapı nedeniyle büyük bir direnç kazanırlar ve ların depoladıkları kilolarca balı rahatlıkla taşıyabilirler.  ların gözlerini kusursuz bir  şekilde altıgen yapmalarının başka sebepleri de vardır. Eğer beşgen, sekizgen veya daire şekillerini seçselerdi bitişik gözler arasında boşluklar kalacak, işçi lar fazla mesai yaparak ve daha fazla balmumu harcayarak bu boşlukları doldurmak zorunda kalacaklardı. Gerçi üçgen veya kare yapsalardı bu boşluklar olmayacaktı ama altıgenin bir başka özelliği daha vardır. Alanları aynı olan üçgen, kare ve altıgen şekillerden toplam kenar uzunluğu en az olanı altıgendir. Yani aynı miktarda balmumu ile daha çok altıgen odacığın kenarı çevrilebilir.  Aslında matematiğin, geometrinin ve simetrinin  en kusursuz örnekleri sadece peteklerinde değil doğanın her yerinde görülebilir. Ancak bizler günlük hayatın hayhuyu içinde bu mükemmelliğin farkına varamayız. 

Kar taneciklerinin hepsi birbirlerinden farklı altıgen  şekilleri, tohumların dizilişlerindeki spiraller, mineral kristallerindeki geometrik yapılar ve değişmez açılar, tavus kuşunun kuyruğundaki lekeler, sümüklü böceğin kabuğu, örümcek

ağları, tüm bunlar görüntü olarak kusursuz olmalarına karşın müthiş bir matematik düzen de gösterirler.  Papatyanın ortasındaki sağ spirallerin sayısının 21, sol spirallerin ise 34 olması, Himalaya çamının kozalaklarındaki pulların aynı  şekilde 5 sağ, 8 sol spiral oluşturması, kara çam kozalaklarında ve ananas meyvesinde ise 8 sağ, 13 sol

spiral bulunması tesadüf değildir elbette. Leonardo Fibonacci (1170-1250) isimli büyük matematik ustası ta o yıllarda, her

sayının kendinden önce gelen iki sayının toplamı olduğu bir dizi geliştirdi; 

l, l, 2, 3, 5, 8, 13, 21, 34, 55, 89, 144, 233, 377, 610,………………… 

Dikkat ederseniz yukarıda verilen sağ, sol spiral sayıları, bu dizide artarda yer alan sayılardır.  Bu dizinin ilginç bir yanı da on ikinci terimden yani 144′den sonraki ardışık sayıların birbirlerine oranlarının (233/144 = 377/233 = 610/377) 1,61803 olması,

5. Sayı ile 12. Sayı arasındaki oranların da bu sayıya çok yakın olmalarıdır.  15. Yüzyılın ikinci yarısında yaşamış matematikçi Pacial Luca tabiatta daima kenarları arasında 1,618 oranı bulunan bir dikdörtgen bulunduğunu, hatta insan vücudunun da bu oranda yaratıldığını ileri sürüyor, mahkeme tarafından yakılma tehlikesine karşı da Leonardo da Vinci’nin çizimlerini göstererek meydan okuyordu. Zamanın heykeltraşlarının heykellerinde de bu oranı kullandıklarını belirtmeleri üzerine bu oran Tanrısal Oran’ olarak da anılmaya başlandı.


Benzer Yazılar

Etiketler: , , , , ,
1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (Henüz oylanmamış)
Loading ... Loading ...

Fikrini yaz!

Bu etiketleri kullanabilirsin:
<a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Burada Gravatar kullanılmaktadır.Dunya çapında avatar kullanmak için lütfen kayıt olunuz. Gravatar.