Share
  • Share this post on Delicious
  • StumbleUpon this post
  • Share this post on Digg
  • Tweet about this post
  • Share this post on Mixx
  • Share this post on Technorati
  • Share this post on Facebook
  • Share this post on NewsVine
  • Share this post on Reddit
  • Share this post on Google
  • Share this post on LinkedIn

Aşırı kilo ve hareketsizlik diyabeti arttırıyor

 

ile ilgili haberleri sizlerle paylaÅŸmaya devam ediyorum. Bu seferki konu ise hareketsizlik ve kilo problemi. Babamda ortaya çıkan bu hastalık dolayısıyla ben de bu hastalıkla ilgilenmeye baÅŸladım. Genetik bir hastalık olduÄŸunu düÅŸünürsek ileride benim de bu hastalığa yakalanmam muhtemel.

İşte haberin detayları;

Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Tıp Fakültesi Hastanesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı Endokrinoloji Bilim Dalı ÖÄŸretim Üyesi Prof. Dr. Sena YeÅŸil, diyabetin kan ÅŸekerinin çok yüksek olmasıyla ortaya çıkan bir hastalık olduÄŸunu, enerji kaynağı olarak ÅŸekerin gerekli olsa bile, fazlasının sorun yarattığını söyledi.

Diyabeti olan bireylerde ensülinin olmaması ya da yetersiz olması nedeniyle ÅŸeker düzeyinde büyük bir artış olduÄŸuna dikkati çeken Prof. Dr. YeÅŸil, ensülinin kan ÅŸeker düzeylerinin istenilen sınırlar içinde tutulması açısından büyük öneme sahip olduÄŸunu vurguladı.

Diyabetin, Tip 1 ve Tip 2 diye ayrıldığını, bunlardan ilkinin gençlerde, ikincisinin ise ileri yaÅŸlardaki insanlarda sık görüldüÄŸünü belirten Prof. Dr. YeÅŸil, ÅŸöyle konuÅŸtu:
“Rahat hayatla birlikte gelen hareketsizlik, aşırı kilo, diyabeti artırıyor, tetikliyor. Tüm dünyada diyabeti olan bireylerin sayısı giderek artmaktadır. Türkiye’deki diyabetli sayısı 5 milyona yaklaÅŸmaktadır. 21. yüzyıl, ÅŸiÅŸmanlık ve hareketsizliÄŸe paralel olarak diyabetin arttığı bir yüzyıldır. Diyabet, dünyanın en önemli saÄŸlık sorunlarından biri haline geliyor. Dünyadaki diyabetli sayısının 2030 yılında 400 milyon civarında olması bekleniyor.”

DİYABETİN BELİRTİLERİ VE ÖNLEMENİN YOLLARI
Diyabetin en önemli belirtilerinin sık idrara çıkma, aşırı acıkma hissi, kilo kaybı, aşırı susama, yorgunluk, bulanık görme, deride kuruma ve kaşıntı olduÄŸunu ifade eden Prof. Dr. YeÅŸil, diyabetin sinsi bir hastalık olduÄŸu için bu tür belirtiler olmadığı zaman bile ortaya çıkabildiÄŸine dikkati çekti. Prof. Dr. YeÅŸil ÅŸöyle dedi:
“Ailesinde bu tür rahatsızlığı olanlar, ÅŸiÅŸmanlar, 40 yaşın üstündeki herkes kan ÅŸekerini muhakkak ölçtürmeli. Diyabeti önlemenin tek yolu az yemek ve çok hareket etmektir. Günde yarım saat yürüyüÅŸ yapılırsa ve iyi bir diyet programıyla diyabet önlenir. Bunların yapılması halinde ÅŸekere yatkın kiÅŸilerde bile diyabete yakalanma riski yüzde 58 oranında düÅŸürülebilir. Åžekerin iyi kontrol edilmesi diyabeti önler. Diyabet, dünyadaki en önemli körlük nedenidir. Bu hastalık böbrek yetmezliÄŸi ile kalp damar yetmezliÄŸinden ölümlerin önemli bir nedenidir. Diyabet, görme kaybı, böbrek yetmezliÄŸi, aÄŸrı, his kaybı ve yaralara yol açabilir. Kalp krizi, felç, ayak sorunları, uzuv kaybına neden olur.”

Benzer Yazılar:

Banyodan sonra vücudumuz neden buruşur?
Kan grupları ve özellikleri
Bal, bebekler için zararlımıdır?

Etiketler:

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>